NECDET KIRIMSOY SERGİ

Kocaev


NECDET KIRIMSOY SERGİ

Daimi Sergi



Yaşamının büyük bir bölümünü doğal taş ve yapı taşlarından heykel ve her biri heykel sayılan takı tasarımları yaparak geçiren Necdet Kırımsoy’un değerli eserleri Kocaev’in ‘’Müzeoda’’ sında meraklıları ile buluşuyor.

2018 yılında yaşama veda eden Kırımsoy’un tüm eserleri Mehmet Pir tarafından satın alınarak koruma altına aldı.

84 yıllık yaşamında mimar, heykeltıraş ve takı tasarımcısı olarak gerçekleştirdiği üretimlerine ek olarak kendini bir “lithoman” (taşsever) olarak tanımlayan Kırımsoy; yıllarca Türkiye’nin her bir noktasından topladığı her bir taşa yeni anlam ve ruh kazandırmış. En değerli ve yoğun çalışmalarını ise eşi Doris ile birlikte Datça Reşadiye’deki evlerindeki atölyesinde gerçekleştirmiş.


Necdet Kırımsoy

Mimar, Heykeltıraş, Takı Tasarımcısı…
1934’te İstanbul’da, ailenin Anadolu topraklarında doğan ilk çocuğu olarak dünyaya geldi. Kırım’dan gelen aile ilk olarak buraya yerleşmiş, ardından Ankara’ya taşınmıştı.
Kırımsoy, ilk ve orta öğrenimini Ankara’da tamamladı. Ardından İstanbul Devlet Mimarlık ve Mühendislik Akademisi (bugünkü adıyla Yıldız Teknik) Mimarlık Bölümünden 1957 yılında mezun oldu. 1963’e kadar serbest mimar olarak çalıştı. Akabindeki iki buçuk yıl boyunca Marcus Diener Atölyesi’nde (Basel, İsviçre) tasarımcı mimarlık yaptı. 1966 yılında eşi Doris ile evlendi; bu evlilikten Canan, Deniz ve Emrah adında üç kızı oldu.
1966 yılında eşi Doris’le Türkiye’ye döndükten sonra bir süre daha serbest mimarlık yaptı, sonra inşaat işleriyle ilgilendi.
Kimya’ya düşkündü. Çalışma hayatını izleyen 20 yıllık döneminde kendisinin “boyacılık yapmak”, başkalarının “korozyon mühendisliği” dediği, yapı işleriyle ilgilenen bir şirket kurdu. İş hayatını, çakıl taşları adına bıraktığı 1994 yılına kadar kimyasal korozyon işlerinde uzmanlaştı.
Uzmanlığı (asidik ve bazik ortamların korunması, epoksy ve furan harçlı aside mukavim seramik uygulamaları, kaplama elemanlarının kesilmesi vb) çakıl taşlarına hayat verdi. Ona göre çakıl taşlarının kendi biçimi, rengi, dokusu zaten bir şey anlatırdı. O ise taşların anlattıklarına; bazen soyut, bazen mistik anlamlar kazandırırken, bazen de geometrik şekiller veriyordu.

İlk eserlerini çakıl taşlarının renk kombinasyonlarını tasarımlı tellerin üzerine yapıştırma tekniği kullanarak gerçekleştirdi. Ardından doğal taşları ikili veya üçlü bir şekilde bir araya getirerek (yapıştırmanın yanında saplama) ilk heykellerini yaptı. Bu döneminin ardından da kesim, parlatma, çizme, yontma tekniklerini kullanmaya başladı. En küçüğü 2-3 cm, en büyüğü 35-40 cm boyutlarında ortalama 400 kadar eseri oldu. Heykellerinin en önemli özelliği geometrik olan sayılı heykel dışında hiçbirinin bir sonrakini tekrar etmemesidir. Özellikle yüz ifadesi olan heykellerinin her biri farklı bir ifadeye sahiptir.

Kocaev